Rusya Petrol Yaptırımlarında Yeni Denge: Urals İskontosu Daraldı, Asyalı Alıcılar Birleşti
Rus Urals petrolünün Brent karşısındaki iskontosu 8 dolara geriledi; Hindistan ve Çin'in koordineli alımları yaptırımları aşındırırken Türkiye sepet stratejisini yeniliyor.
Rusya'ya yönelik petrol yaptırımlarının üçüncü yılına girilirken, küresel piyasa yeni bir dengeye oturmaya başladı. G7 ülkelerinin uyguladığı varil başına 60 dolarlık fiyat tavanı, son aylarda etkinliğini büyük ölçüde yitirdi. Argus Media verilerine göre Rus Urals petrolünün Brent karşısındaki iskontosu, kriz döneminde 35 dolara kadar açılırken şimdi 8 dolar seviyesine geriledi. Bu değişim Moskova'nın bütçe gelirlerini güçlendirirken, Asyalı alıcıların satın alma stratejilerini de yeniden şekillendirdi.
Hindistan'ın Reliance, Indian Oil ve Bharat Petroleum şirketleri Rus ham petrolü ithalatını günlük 1,7 milyon varil seviyesinde tutuyor. Çin'in Sinopec, CNPC ve Sinochem'i de günlük 2,1 milyon varillik alımıyla en büyük tek alıcı konumunda. Bu iki ülkenin koordineli pozisyonlanması, fiyat tavanı mekanizmasını işlevsiz kılan başlıca faktör olarak öne çıkıyor.
ABD Hazinesi'nin Sovcomflot ve gölge filo tankerlerine yönelik yeni yaptırım paketleri kısa vadeli aksamalara yol açsa da, Rusya'nın alternatif sigorta mekanizmaları ve yuan bazlı ödeme sistemleri uyum süreçlerini hızlandırdı. SWIFT alternatifi olarak Çin merkezli CIPS ve Rus SPFS sistemleri petrol ödemelerinin yüzde 78'ini taşıyor.
Türkiye için Rus petrol piyasası özel bir önem taşıyor. Aliağa Star rafinerisini işleten SOCAR Türkiye, Rus Urals petrolünü işleme kapasitesine sahip ve günlük 50 bin varil seviyesinde alım gerçekleştiriyor. TÜPRAŞ ise OFAC kısıtlamalarına uyum gözeterek Rus menşeli ham petrol alımlarını sınırlandırdı; bunun yerine Kazak CPC Blend ve Azeri BTC Blend kalitelerine yöneldi. CPC Blend alımları Türkiye'nin sepetinde 2025'ten itibaren yüzde 19 paya ulaştı.
Türk Akımı boru hattı çerçevesinde gaz tedariki açısından Rusya, Türkiye'nin en büyük ortaklarından biri olmaya devam ediyor. BOTAŞ ve Gazprom Export arasındaki kontratların 2025 yıl sonunda yenilenmesi sürecinde, Ankara fiyat indirimleri ve ruble bazlı ödeme oranının artırılması konularında müzakereleri sürdürüyor. Devlet Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Soçi temasları sonrasında Cumhurbaşkanı Putin ile varılan mutabakat çerçevesinde yıllık 14 milyar metreküplük gaz alımı için yeni bir formül belirlendi.
Türkiye'nin Karadeniz havzasındaki konumu, Rus petrol akışlarının izlenmesi açısından kritik. Boğazlardan geçen Rus tanker trafiği 2026 ilk çeyreğinde günlük ortalama 3,4 milyon varile ulaştı. ABD ve AB yaptırımlarına uyum sürecinde Türkiye, ikincil yaptırım risklerini yönetmek için banka düzeyinde sıkı uyum kontrolleri uyguluyor. Garanti BBVA, İş Bankası ve Akbank gibi büyük finans kuruluşları Rus enerji işlemlerinde sertifikasyon süreçlerini güçlendirdi. Türkiye'nin dengeli politikası, hem Batılı ortaklarla ilişkileri sürdürmesine hem de enerji maliyetlerini kontrol altında tutmasına olanak sağlıyor. Bu denge stratejisinin 2026 sonuna kadar süreceği öngörülüyor.